80’lerin ortalarında Imprimis, Wren serisi 5.25″ sabit disklerde Seagate firmasının ST506 sürücüsünden esinlenerek bir arabirim standardı kullandı. 3.5″ sabit diskler çıktığında da bu standarttan esinlenildi. Aynı zamanda IBM PC/AT model bilgisayarlarında Western Digital’in geliştirdiği sabit disk kontol chiplerini kullandı. İki yönde gelişen bu standart ilerde sorunlar çıkartmaya başladı. (Bir üreticinin sabit diski bir başka üreticinin diski ile birlikte çalışmadı. İkinci diskin slave olarak tanıtılmasında sorunlar yaşandı.)

Bu sorunları çözmek amacıyla bir grup üretici CAM (Common Access Method – Yaygın Erişim Metodu) Komitesini oluşturmak için bir araya geldi; bunlar da esas olarak SCSI tarifini standart hale getirmek üzerine odaklanmışlardı. Bu organizasyon en sonunda ilk ATA standardının Imprimis arabirimini temel alması üzerinde karara vardı. Ancak ANSI’nin (American National Standards Institute – Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü) bunu bir standart olarak kabul etmesi (X3.221) ne yazık ki yaşanan bin bir türlü değişiklik ve uyarlamadan sonra ancak 1994’te gerçekleşti.

IDE/ATA teknolojisinin devrimi / gelişiminin gerekliliği her bir PC’de sabit disk kullanımının yaygınlaşmaya başlayamasından sonra ortaya çıkmıştır, ayrıca disk için kullanılan kontrol kartının anakart üzerindeki bir slotu boşa harcadığı değerlendirildiğinde chipset üreticileri bunun çözümünü aramaya başladılar. Üreticiler sabit disk kontrol kartını kendi chipsetleri ile bütünleşik hale getirip, sabit disklerin kontrol kartları yerine direk anakarta bağladılar.

1. ATA–1

ANSI tarafından (American National Standards Institute – Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü) AT Attachment Interface for Disk Drives(X3.221) başlığıyla 1994 yılında yayınlanan standarttır

Bu standart aşağıdaki özelliklere sahiptir

  1. 2 adet sabit sürücü: Bir kanal üzerinden 2 sabit sürücünün master ve slave olarak ayarlanarak 2 adet sabit sürücü desteklenir. En yüksek 528MB disk destekler
  2. PIO Mode: 0, 1, 2 PIO Mode larını desteklenir
  3. DMA Mode: 0, 1, 2 DMA ve 0 Multiword DMA destekler

2. ATA–2

Orijinal ATA standardı kendine ayrılan IDE/ATA sabit sürücülerden çok daha erken tanımlanmıştı. Bununla birlikte, yeni sabit sürücülerin performansını, büyüyen boyutlarını desteklemiyordu. Bu diskler daha hızlı aktarma oranı ve gelişmiş özellikler istiyordu.Okumaya devam et

IDE’den önce sabit diskin işlemci ile haberleşmesini sağlayan kontrol kart(controller) üzerine fiziksel olarak birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan HardCard kullanılmaktaydı. HardCard’lar Quantum firmasının bir bölümü olan Plus Development tarafından tasarlandı ve satıldı.

HardCard

HardCard mevcut veriyollarını(ISA, PCI, vb.) kullanarak bilgisayara bağlantı kurmaktaydı. Bu kullanım, mevcut kartın tek bir vida ile kasaya monte edilmesi ve okuma-yazma esnasında diskin hareketinden dolayı sarsıntıya yol açmaktaydı, kullanılan diskin kalınlığından dolayı diğer veriyolu slotlarını kapatarak kullanılmasını enegellemekteydi, soğutma problemi yaşanıyordu.

Disk üreticileri mevcut kullanımın çıkarttığı sorunları çözmek için sabit diski kontrol kartından ayırıp kasa içerisinde bir bölüme koyup sistem veriyolu ile iletişimi kablo ile ya direk anakart üzerinde bir slota ya da bir veriyolu slotunu kullanacak bir kart ile sağlanacaktı. Çoğu kullanımda ISA veriyoluna takılan bir kontrol kartı kullanılmıştı. 16-bitlik ISA veriyolunun IBM PC/AT modellerinde kullanılmasından dolayı AT bus olarak adlandırıldı. Bu yüzden mevcut yapı PC/AT Attachment olarak adlandırıldı. Daha sonra ticari marka olarak sorun çıkartmaması için ATA olarak isimlendirildi.Okumaya devam et

Neredeyse her nesneye dayalı(OOP) programda genellikle bir veya birden fazla kaynak bir kere oluşturulur ve tüm uygulamanın sürekliliği için paylaştırılır. Bu tasarımda amaç, hiçbir kopyası olmayan bir kaynağı oluşturmak ve bu kaynağa uygulamanın herhangi bir parçasında erişebilmektir.

Bu tasarıma en iyi örnek veritabanı bağlantısıdır. Her veritabanı işlemi için bir kaynağı oluşturmak çok verimsiz bir işlemdir. Bunu yerine kaynak uygulamanın başlangıcında oluşturulur, tüm işlemler bu kaynak kullanılarak gerçekleştirilir ve uygulamanın sonunda yok edilir. Veritabanı bağlantısı gibi açılan dosya, kuyruk(queue) veya yığın(stack) işlemleri bu tasarıma örnek olarak verilebilir.

Peki biz belirli bir sınıfın örneğinin(instance) tek ve kolayca erişilebilir olduğundan nasıl emin olacağız? Bu problem evrensel(global) bir değişken kullanılarak çözülebilir fakat bu sefer bu değişken uygulamanın herhangi bir bölümünde değiştirilebilir ve bu istenmeyen bir durumdur.(http://c2.com/cgi/wiki?GlobalVariablesAreBad) Belirli bir sınıfın her seferinde tek bir örneğine erişmek istiyorsak Singleton tasarım kullanmamız gerekir. Bu tasarımda sınıfımızın tek bir örneğine erişmek için sabit bir getInstance yöntemi(method) kullanırız.

Okumaya devam et

SSL network üzerindeki bilgi transferi sırasında güvenlik ve gizliliğin sağlanması amacıyla Netscape tarafından geliştirilmiş bir güvenlik protokolüdür. SSL 1994 yılında Netscape Navigator tarayıcısının ilk sürümü ile tanıtıldı. Navigator`un haberleşmeyi kriptolayabilmesi Netscape’in seçilmesinde ana etkendi. SSL teknolojisi TCP/IP protokolü üzerinde çalışır ve web sunucusu ile web tarayıcısı arasındaki tüm bilgi akışını korur.1996 yılında 3.0 versiyonunun çıkarılmasıyla hemen hemen bütün popüler web sunucuları ve web tarayıcılarının (Microsoft Explorer, Netscape Navigator vb.) desteklediği bir standart haline gelmiş ve çok geniş uygulama alanları bulmuştur.

SSL’in üç adet sürümü vardı. SSL 1.0, Netscape içerisinde dâhili olarak kullanıldı ve bazı ciddi hatalar içerdiğinden piyasaya sürülmedi. SSL 2.0 Netscape 1.0 ile 2.x sürümleri içerisine dahil edildi fakat ‘man-in-the-middle’ saldırıları ile ilgili bazı zayıflıklar içeriyordu. Ek olarak iki üniversite öğrencisi Netscape’in rastgele sayı üreticisindeki bir açıktan yararlanarak SSL 2.0’ı dakikalar içerisinde kırdı. SSL’ in güvenliği konusunda oluşan endişelerden yararlanmak isteyen Microsoft 1996 yılında Internet Explorer’ın ilk sürümünde rakip protokol PCT’yi sundu. Netscape karşılık olarak 2.0 daki problemlerin giderildiği ve (Diffie-Hellman anonim anahtar değiş-tokuşu ve Fortezza akıllı kart desteği gibi) yeni özelliklerin eklendiği SSL 3.0′ı sundu. Bu noktada Microsoft geri adım atarak Internet yazılımlarının tüm sürümlerinde SSL’ i desteklemeye karar verdi (geriye uyumluluk için halen PCT desteği bulunuyor). SSL v3.0 Netscape Navigator 3.0 ve yukarısı sürümlerde ve Internet explorer 3.0 ve yukarısında bulunuyor. SSL daha sonra Internet Engineering Task Force (IETF) tarafından Internet standartları aktivitelerinde odak noktası oldu. TLS, önerilen Transport Layer Security protokolü SSL v3.0’ dan türetilmiştir ve farklı mesaj özeti ve kriptolama algoritmaları kullanır.

Okumaya devam et